İşte Fethi Akar’ın Sitemizde İlk Yazısı…
Öğrenecekti olmadı…
Doğdu.
O da herkes gibi
ağlayarak dünyaya geldi.
Tozlu topraklı yollarda
oyunlar oynadı.
Elinde değnek,
bazen kuş kovaladı.
Bazen de kedinin, köpeğin
peşinden koştu.
***
Büyüdü okula
gitmeye başladı.
Öğretmenlerinden
çok şey öğrendi.
Biz coğrafya derdik.
Şimdiki çocuklar ne diyor
bilmiyorum.
Coğrafya derslerinde
memleketlerin özelliklerini
öğrendi. Doğup büyüdüğü
memleketinde görmediği
ne çok şey vardı ancak
haberi yoktu.
Biraz daha büyüdü.
‘Kitaplarda okuduklarını
Görürüm’ diye etrafa
daha dikkatli bakmaya
başladı.
Aklı ermeye başlayınca da
öğrendiklerinin sadece kitapta
olduğunu gördü.
Ağabeyleri, dayıları, amcaları
kısaca ataları…
Tıpkı O’nun gibi görmediğini
ya duydu, ya okudu.
***
Yaşı on sekize gelmişti.
Bu yaşına kadar
belki kayısı belki de
fındık toplamaya gitmişti
ailesine katkı sağlamak için.
Gurbete kazandığı
üç beş kuruş hemen bitiyordu.
Bir yandan okul,
diğer yandan gelecek kaygısı.
Bir şeyler yapmak gerekti.
İstanbul’a gitse olmazdı.
Koca şehir beni de
yutar korkusu vardı.
***
Ağabeyi Rize’ye gitmişti,
yeşil tepelerde çay toplamak için.
O da dayanamadı.
“Benim de eve destek
olmam lazım” dedi.
Gitti Ağabeyinin yanına.
Çalıştı.
Köylünün kendilerine
tahsis ettiği bir mekanda
kalıyorlardı.
Yine iş vardı.
O işi ve geleceğini düşünmeye
devam ediyordu.
Zaten hiç aklından,
akıllarından çıkmıyordu ki…
“Hayat beni yutmadan
ben hayatı yutacağım” diye
içinden geçirirken maalesef
su gelip O’nu yuttu.
***
Tahir Akat…
On sekiz yaşındaydı.
Ekmeğini kazanmak için
yollara düştü.
Memleketinde iş olsa,
aş, olsa gitmeyecek belki de
orada ölecekti.
Bilemezdi ki
“Memlekete hizmet ediyorum”
diyenlerin cüzdanlarını
doldurduklarını.
Onu da öğrenecekti.
Olmadı…
O da herkes gibi,
ağlatarak dünyadan ayrıldı.
İlk Yorumu Yap